
Karaca, hutbede yer alan “Kız çocuklarının Allah’ın takdir ettiği hakka razı olmaması kul hakkıdır” ifadelerinin laikliğe, anayasal düzene ve yasal mevzuata aykırı olduğunu belirtti.
“Erdoğan’ın ve Erbaş’ın Diyanet’i, bir kez daha kadınların miras hakkına, Anayasa’nın eşitlik ilkesine, Medeni Kanun’a, laik düzene ve cumhuriyetin temelini oluşturan yurttaşlık kavramına doğrudan saldıran bir siyasal aygıta dönüştüğünü gösteriyor” diyen Karaca, hutbe dilinin kadınları birey olarak değil, “aile” içinde erkeğin gölgesine mahkum eden bir anlayışı yansıttığını ifade etti.
Karaca, her hafta tekrarlanan hutbelerle sistematik bir ideolojik operasyon yürütüldüğünü savunarak, “Hukukun üstüne dinî bir meşruiyet sopası sallayarak kadınların en temel haklarını pazarlık konusu haline getiriyorlar. Bu durum, kadınlara, laikliğe, yurttaşlığa ve halkın ortak hukukuna açılmış bir cephedir” dedi.
Laikliği yok sayarak kamusal alanı dini kurallarla yeniden şekillendirme girişimlerinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Karaca, “Diyanet, anayasal sınırlarını aşarak milletin hukukuna müdahale etmeyi bırakmalı. Kadınlar ne hakkını ne hukukunu ne de cumhuriyetini, din adına bile olsa gasp ettirmeyecek” ifadelerini kullandı.
Karaca, “Şeriatın gölgesini devletin çatısına düşürmeye kalkan her el, bu ülkenin kadınlarının laik iradesiyle kırılacaktır” sözleriyle açıklamasını tamamladı.
