
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından 12 Mayıs’ta başlayan ‘Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nun final programı düzenlendi.

Sur ilçesinde bulunan Cemil Paşa Konağı’nda düzenlenen programa DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Büyükşehir Belediye Eş Başkanları Ayşe Serra Bucak ve Doğan Hatun, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı. Foruma, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Yürütme Konseyi'nin eş başkanı Suriyeli siyasetçi İlham Ahmed de mesaj gönderdi.

‘DİYALOG ZEMİNİNDE BULUŞABİLMELİYİZ’
Programda konuşan Tülay Hatimoğulları, barışın yenmek ya da yenilmek demek olmadığını ifade ederek, “Barış, yepyeni bir sayfayı açmak demektir. Eski sayfaları karıştırmak, eski sayfaları sürekli birbirimizin önüne koymakla barış sağlanmaz. Hakikatle yüzleşme gerçekleşmediği sürece kalıcı bir barışı da inşa etmemiz neredeyse imkansız ve barış, demokratik siyaset stratejisiyle ilerlemeli. Böyle ilerlerse anlamlı olur. Barışta en önemli kasıt sadece Kürt sorununun çözümü değil. Bir yandan Türkiye'nin demokratik gelişmesinin önündeki en temel engellerden biri olan Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümüdür. Barış kimsenin yenmesi ya da yenilmesi demek değildir. Barış zaten savaşan ve çalışanların bir anlaşma yaparak barışı tesis etmesi ve barışması ve bunun elbette toplumsal yansımalarının sağlanmasıdır. Buradan izninizle kısacık bir çağrı yapmak istiyorum. Toplumsal barış için, demokrasi ve özgürlük için sıkılı yumrukları açmalıyız. Diyalog zemininde buluşabilmeliyiz. Bunu pekala yapabiliriz” diye konuştu.

(Fotoğrafta: Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Yürütme Konseyi'nin eş başkanı İlham Ahmed)
HATİMOĞULLARI: ‘TIKANAN SÜRECİN MUTLAKA HUKUKLA VE YASAYLA BULUŞMASI LAZIM’
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, programın ardından partisi tarafından düzenlenen ‘Barış İçin Adım At’ yürüyüşüne katıldı. Eski E Tipi Cezaevi önünde toplanan kalabalık Ofis semtine düzenledikleri yürüyüşte çözüm sürecinde adım atılması çağrısında bulundu.

Yenişehir ilçesi Ofis semtinde bulunan AZC Plaza’nın önünde toplanan kalabalığa seslenen Hatimoğulları’na İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Meral Danış Beştaş, DEM Partili milletvekili Beritan Güneş Altın, Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanları Keskin Bayındır ve Çiğdem Kılıçgün Uçar ile vatandaşlar eşlik etti.

Tülay Hatimoğulları; “Öcalan'ın bu çağrısı Türkiye için tarihi bir anlam ifade ediyor. Ama özellikle, son birkaç haftadır, basında da çok işlendiği gibi süreçte bazı tıkanmaların yaşandığını hepimiz, bütün Türkiye halkı fark etmiş durumda. Ve biz Dem Parti olarak bu süreçte adım atılmasının ne kadar tarihi bir öneme sahip olduğunun farkındayız. Ve Türkiye'nin geçmiş dönemdeki barış deneyimlerinden çok daha ileride bir deneyimi, çok daha ileride bir süreci yaşama ihtimalimiz çok yüksek. Ve biz buradan bütün taraflara şunu ifade etmek istiyoruz. Bu süreci hiç kimse heba etmemeli, bu süreci hiç kimse tıkayacak bir rol üstlenmemeli. Bakın, sürecin tıkandığına dair tartışmalar devam ederken, biz çok iyi biliyoruz ki savaşı isteyenler, çatışmayı isteyenler, bu sorun devam etsin de biz de nemalanmaya devam edelim diyen hem savaş lobileri, hem siyasi çevreler olduğunun gayet farkındayız. Ve onların ekmeğine asla yağ sürülmesin istiyoruz. Ve buradan bütün annelerle, kadınlarla, Amed halkıyla, alkış ve zılgıtlarımızla "Barış için adım at." diyoruz. "Barış için adım at." Barış için adım atmak açısından ilk hamle olarak bu süreç yasal ve hukuki bir zemine kavuşturulmalıdır. Bu sürecin mutlaka ve mutlaka, hukukla ve yasayla buluşması lazım. Beklenen çerçeve yasa acil bir biçimde çıkmalı. Parlamento tatile girmeden, bize kalırsa hemen şimdi, çalışmalara asla ara vermeden, derhal bu çerçeve yasa çıkarılmalı. Kapsamlı bir çerçeve yasa çıkarılmalı. Sembolik olarak değil, içeriği güçlendirilmiş, gerçekten ihtiyaca cevap veren bir çerçeve yasanın çıkması acildir, elzemdir. Ve yine baş aktör ve baş müzakereci olan Abdullah Öcalan'ın statüsünün tanımlanması, özgür çalışabileceği, özgür yaşayabileceği koşulların oluşturulması yine acildir, elzemdir” dedi.
