
Açıklamada, 24 Ocak 1977’de İspanya’da bir hukuk bürosuna düzenlenen silahlı saldırıda dört avukatın katledildiği hatırlatılarak, bu tarihin dünya genelinde avukatların maruz kaldığı saldırılara dikkat çekmek amacıyla “Tehlike Altındaki Avukatlar Günü” olarak anıldığı belirtildi.
Günün, Avrupa Demokrat Avukatlar Birliği tarafından ilan edildiği ve her yıl farklı bir ülkeye ithaf edildiği kaydedildi. 2026 yılı için günün Amerika Birleşik Devletleri’ndeki avukatlara ithaf edildiği ifade edildi.
SON 5 YILDA 182 ŞİDDET OLAYI
Raporda, avukatlara yönelik saldırıların her geçen yıl arttığına dikkat çekilerek, son 5 yıllık süreçte 182 şiddet eyleminin tespit edildiği belirtildi. Bu olayların 56’sının kolluk kuvvetleri, 55’inin hakim, savcı ve adliye personeli, 71’inin ise avukatların baktığı dosyalarla bağlantılı sivil kişiler tarafından gerçekleştirildiği kaydedildi.
Yıllara göre ihlallerin dağılımında; 2022 ve 2025’te kolluk kaynaklı, 2023’te yargı mensupları ve adliye personeli kaynaklı, 2024’te ise sivil kişilerden kaynaklı ihlallerin öne çıktığı ifade edilerek, savunma makamının ciddi bir baskı altında olduğu vurgulandı.

SİLAHLI SALDIRILAR HATIRLATILDI
Açıklamada, Diyarbakır Barosu üyesi Av. Yasin İçli’nin 6 Mayıs 2025’te uzlaşma görüşmesi için gittiği bir büroda silahlı saldırıya uğrayarak yaralandığı, uzun süre mesleğini icra edemeyecek hale geldiği hatırlatıldı. Ayrıca bu ay Yalova’da Sosyal Güvenlik Kurumu vekili olarak görev yapan Av. Zekeriya Polat’ın çalıştığı sırada uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdiği belirtildi.
Bu saldırıların yalnızca bireysel değil, doğrudan savunma makamına, adalet sistemine ve hukuk devletine yönelik olduğu vurgulandı.
“RUHSAT GASPI YENİ BİR YARGI TACİZİDİR”
Raporda, devam eden soruşturma ve kovuşturmalar gerekçe gösterilerek avukatlık ruhsatlarının iptal edilmesinin “ruhsat gaspı” olduğu belirtilerek, bunun savunma hakkını belirsiz süreli olarak engellediği ifade edildi. Bu uygulamalara derhal son verilmesi çağrısı yapıldı.
CEZASIZLIK ELEŞTİRİSİ VE TAHİR ELÇİ VURGUSU
Avukata yönelik şiddetin önlenmesi için etkin soruşturma ve caydırıcı cezaların zorunlu olduğu belirtilen açıklamada, cezasızlık politikasının failleri cesaretlendirdiği savunuldu. Baro eski Başkanı Tahir Elçi’nin 2015 yılında öldürülmesine ilişkin davada verilen beraat kararları, cezasızlığın somut örneği olarak gösterildi. Diyarbakır Barosu’nun bu dosyanın takipçisi olmaya devam edeceği vurgulandı.
“SUSMAYACAĞIZ” MESAJI
Açıklamanın sonunda, avukatlık mesleğinin baskı ve haksızlığa karşı bir direnç alanı olduğu belirtilerek, avukatların görevlerini tehdit ve şiddet olmaksızın yerine getirebilmesi gerektiği ifade edildi. Diyarbakır Barosu Avukat Hakları Merkezi, meslektaşlarına yönelik tüm hak ihlallerini takip etmeye ve raporlamaya devam edeceklerini kamuoyuna duyurdu.
