
Okunan mesajda Newroz’un yalnızca sembolik bir bayram olmadığı ifade edilerek, halkların özgürlük, dayanışma ve birlikte yaşam iradesinin güçlü bir göstergesi olduğu dile getirildi. Newroz’un tarihsel köklerine atıf yapılan metinde, Dehaq ve Demirci Kawa figürleri üzerinden zulüm ve direniş temaları öne çıkarıldı.
Mesajda, Ortadoğu’da yüzyıllardır süren din, mezhep ve kültür çatışmalarının halklar arasındaki ortak yaşam kültürüne zarar verdiği belirtilirken, bu ayrışmaların günümüzde de çeşitli krizlere ve dış müdahalelere zemin hazırladığı ifade edildi.
Ayrıca, bölgede yeni bir dönemin başladığına dikkat çekilen mesajda, demokratik birliktelik, barış ve ortak yaşam vurgusu yapıldı. 2026 Newrozu’nun bu anlamda “tarihin yeniden güncellenmesi” olarak nitelendirildiği metinde, Newroz’un artık bir umut ya da temenni değil, somut bir toplumsal dönüşüm sürecini temsil ettiği ifade edildi. Mesajda, halklara milliyetçilik ve mezhepçilikten uzaklaşarak ortak değerler etrafında buluşma çağrısı yapılırken, demokratik entegrasyon, özgürlük ve dayanışma temelinde yeni bir toplumsal modelin mümkün olduğu vurgulandı.
Öcalan’ın mesajında ayrıca, “Jin, Jîyan, Azadî” felsefesine atıf yapılarak, özgürlükçü ve eşitlikçi bir yaşamın inşa edilmesi gerektiği belirtildi. Metnin sonunda ise Ramazan Bayramı da kutlanarak, bayramın barış, kardeşlik ve dayanışmaya vesile olması temennisinde bulunuldu.
