BIST 100
14.442,56 0,92%
DOLAR
45,1812 -0,01%
EURO
53,2051 0,32%
GRAM ALTIN
6.703,28 -0,19%
FAİZ
41,22 0,76%
GÜMÜŞ GRAM
109,52 2,16%
BITCOIN
78.819,00 0,48%
GBP/TRY
61,3924 -0,22%
EUR/USD
1,1741 0,09%
BRENT
108,17 -2,02%
ÇEYREK ALTIN
10.959,86 -0,19%
Diyarbakır Parçalı Bulutlu
Diyarbakır hava durumu
15 °

Narin Güran, Öldürülmesinin Yıl Dönümünde Mezarı Başında Anıldı, Aile Nöbete Başladı

Diyarbakır’da 21 Ağustos 2024’te kaybolduktan 19 gün sonra dere yatağında cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran, ölümünün birinci yılında mezarı başında anıldı.

f64b2f59-ad7f-411f-9b4a-8301ac050224
Haber: Seyfettin EKEN

Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde düzenlenen anma programına Güran ailesi, avukatları, köydeki çocuklar ve vatandaşlar katıldı. Aile, Narin’in kaybolduğu patikaya “Narin için adalet” ve “Güran ailesine adalet” yazılı dövizler bıraktı.

Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolduktan sonra arama çalışmalarının 19'uncu gününde dere yatağında çuvalda, üzeri 30, 25 ve 20 kilo ağırlığındaki 3 taşla kapatılıp, çalılıklarla gizlenmiş halde cansız bedeni bulunan Narin Güran'ın ölümüne ilişkin 4 kişi hakkında Diyarbakır 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Aracında Narin'e ait DNA ve kıl örneği bulunan amcası Salim Güran, annesi Yüksel Güran ve ağabeyi Enes Güran ile gözaltına alındıktan sonra cesedi dere yatağına taşıdığını itiraf eden komşuları Nevzat Bahtiyar hakkında 'İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. 28 Aralık'ta görülen davanın 2'nci duruşmasında Salim Güran, Enes Güran ve Yüksel Güran'a 'İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmetti.

İSTİNAF CEZALARI ONADI, DOSYA YARGITAY’DA

Tutuklu sanıkların avukatları, şikayetçi sıfatıyla baba Arif Güran'ın avukatları, 'katılan' sıfatıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Diyarbakır Barosu tarafından verilen istinaf dilekçeleri, Diyarbakır 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde incelendi. 17 klasörden oluşan dava dosyası ile istinaf başvuruları, değerlendirme yapılması için Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1'inci Ceza Dairesi'ne gönderildi. Dosyayı ve başvuruları inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi 1'inci Ceza Dairesi, 26 Mayıs'ta verdiği kararda; mahkemenin 4 sanık hakkında verilen hapis cezalarını oy çokluğuyla onadı. Oy çokluğu ile alınan karara mahkeme başkanı, gerekçelerini sıralayarak şerh koydu. Mahkeme başkanı, şerhinde dosyadaki kamera kayıtları, baz raporları ve DNA bulgularının eksik ve yetersiz incelendiğini, özellikle Nevzat Bahtiyar'ın hareketlerinin detaylı görüntü analiziyle netleştirilmesi gerektiğini belirtti. Anne, ağabey ve amcanın birlikte ve kısa sürede Narin'i öldürdüğü yönündeki kabulün akla ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu vurguladı. Ayrıca PSA ve kıl örnekleri gibi kritik delillerin bilimsel olarak yeterince araştırılmadığını, tüm bu eksik incelemeler nedeniyle kararın bozulması gerektiğini ifade etti.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, cinayete ilişkin davada cezaların onanmasına yönelik tebliğname hazırladı. Tebliğname, Yargıtay 1'inci Ceza Dairesi'ne gönderildi. Tebliğnamede; sanıklar Salim Güran, Yüksel Güran ve Enes Güran hakkında verilen müebbet hapis cezalarının onanması talep edildi. 'Suç delillerini yok etmek' suçundan ceza alan sanık Nevzat Bahtiyar hakkındaki kararın da hukuka uygun olduğu belirtilerek, bu kararın onanması istendi. Yargıtay 1'inci Ceza Dairesi, dosyayı inceleyerek kesin kararını verecek.

CİNAYETİN ÜZERİNDEN 1 YIL GEÇTİ

Narin Güran’ın öldürülmesinin ardından 1 yıl geçti. Güran ailesi ve yakınları Narin’in mezarı başında anma programı düzenledi. Narin’in mezarı başında Kürtçe ağıtlar yakıldı. Mevli okutuldu. Gelenler Narin mezarına karanfil bırakarak dua etti. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkan Ayşe Serra Bucak Küçük ve beraberindekiler de mezarlığa gelerek Narin’in kabri başında dua etti. Narin Güran’ın kaybolduğu patika üzerinde ise aile tarafından Narin’in kaybolduğu saatler ve avukatlarının iyileştirdiği görüntülerde belirtilen saat ve yerleri içeren dövizleri patikada belirlİ noktalara koyarak, Narin’in kaybolma sürecini anlattı.

 

 

 

 

 

‘İNSANLIĞIMIZDAN UTANDIĞIMIZ BİR GÜN YAŞADIK’

Yüksel Güran’ın avukatı Yılmaz Demiroğlu yaptığı açıklamada, “Tam bir yıl önce minik meleğimizi kaybettik ve insanlığımızdan adeta utandığımız bir gün yaşadık. Bizler Narin için, adaletin sağlanması için hukuki mücadelemizi halen sürdürüyoruz. Ama maalesef ki endişemiz o ki yaşanabilecek hukuksuz bir sonucun başka adaletsizliklere de sebebiyet vermemesi için bizler mücadelemizi sürdürüyoruz. Narin’i dereye gömenin, cansız bedenine temas edenin sözü ile adaletin sağlanamayacağını biliyoruz. Bu kişinin bugüne kadar verdiği hiçbir ifade, hiçbir maddi delille, dijital delillerle doğrulanmamıştır. Bizler aşama aşama bu gerçeğe ulaşmak, Narin davasının karanlıkta kalmaması için her şeyi yaptık. Bütün detaylara inmeye çalıştık. Nevzat Bahtiyar'ın ifadelerini didik didik ettik. Anne ve amcanın telefon imajlarını inceledik. Gerçekten de rutin bir hareket. Yani olay günü, cinayetin işlendiği gün bir amcanın telefonunda faturanın ödendiğini, altın fiyatlarının takip edildiğini, rutin bir hayat sürdürdüğünü görüyoruz. Bir annenin telefonunda oyun oynandığı, müzik dinlendiğini görüyoruz. Hangi aile üyesi bu kadar rahat davranabilir ki? Vicdana sığacak bir delil ortaya çıkıp hüküm verildiğinde o zaman adalet sağlanır. Biz karanlığı, ailenin aleyhine yorumlayarak, katili kendi aranızda arayın anlayışıyla bir sonuca varamayız. Devletin yükümlülüğü Narin’in gerçek katiline ulaşma, somut vicdana uygun delilleri ortaya çıkarıp herkesin vicdanını tatmin edecek bir sonuca ulaşmak. Zaten aile henüz savunma hakkı dahi tanınmadan, soruşturma gizliyken topyekün bir lince maruz kaldı. Sosyal medyanın, medyanın lincine maruz kaldı. Çok kritik bir söz söylenerek, ‘Narin görmemesi gereken bir şey gördü’ diye cinayet işlendiği hikayesi ileri sürülerek bu hikayenin arkası ardı bitmez senaryolarla aile linç edildi maalesef. Bizler bugün, Yüksel Güran'ın kızının toprağına dokunması ve bu mezarın başında olması gerektiğini düşünüyorduk. Maalesef şu an demir parmaklıklar arkasında. Yüksel ve ailesi masumdur ve bu masumiyetin ispatı için mücadelemiz devam ediyor. Cansız bedene dokunanın sözüne itimat edilmez. Adaletin bir an önce tecellisi için ve Narin’imizin ruhunun huzura kavuşması için mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

 

 

‘TAVŞANTEPE’YE GELMEYENLER BİNLERCE YORUMLA AİLEYİ KATİL SAYDILAR’

Narin’in babası Arif Güran da acısının 1 yıl önceki acıyla aynı olduğunu belirterek, “Bugün kızımın yıl dönümü. Allah kabul etmesin. Bir yıl nasıl geçtiğini, zamanın nasıl geçtiğini fark etmedim. Tam bir yıl geçti ve bu bir yıl içinde acım hala da bugün gibi devam ediyor. Bugün burada Tavşantepe'de bir zulüm var. Sadece evlerinde kahve içerek, yorum yazarak, konuşarak bu zulme ortak olunmuyor. Türkiye'deki bütün topluma sesleniyorum. Bu zulme sessiz kalmayın. 8 yaşındaki kızım katledildi vahşice. Ve bu süreçte medyanın ne kadar aktarımı olsa bile stüdyolardaki medyacılar, taraf alarak konuştu. Saatlerce, günlerce, aylarca buraya, Tavşantepe'ye hiç gelmeyen insanlar binlerce yorum yaparak bir aileyi katil saydılar. Eğer katil bu aile ise bu aileyi kökünü alın. Bu ailenin kökünü bitirin. Eğer katil aile değilse bu zulmü de bitirin artık. Bugün Libya'da, bugün Suriye'de nerede adaletsizlik varsa Cumhurbaşkanımız o adaletsizliği bitirmek için varlığını göstermiştir. Bize uygulanan adaletsizliği neden görmüyorsunuz? Bu adaletsizlik sadece bize mi? Niye kimse sesimizi duymuyor. Bu kadar çıkan delil ve tespitlerle, raporlarla hiç kimse ama hiç kimse sesini etmiyor. Sosyal medya cezası verildi. Başka bir şey değil. Hangi delille? Hangi tespitle? Hangi yargılamayla bu cezalar verildi? Bu çıkan delil ve tespitler, eğer sizin vicdanınızı kabul ediyorsa biz de kabul edelim. Sadece çıkarılan bir daraltılmış baz ucubesiyle benim ailemi yok ettiniz. Keşke şuan bu dakika ve bu saniye ben de ölsem ki bu ızdıraptan, bu işkenceden artık kurtulsam. Sadece bir ulusal kriminalin çıkardığı raporla ve sadece baz raporuyla aileme ceza yağdırdınız. Bugün çıkan raporlarda, delil ve tespitlerde Nevzat Bahtiyar'ın telefonunun kollukta silindiği tespitlidir. Bu art niyet nedir? Bu adaletsizlik sadece bu aileye midir? Bu bölgede herkes biliyor ki namus insanların kırmızı çizgisidir. İftiralarla, namussuzlukla attığınız iftiraların sonucunda bu bölgedeki bütün insanlar bizden geri çekildi. Namustan bahseden bir insan önce kendi namusuna bakacak. Bunu Allah kabul etmez. Sadece medyada gece programlarında, gece 12'ye kadar çubukları alıp bu insanların namusuyla konuştunuz. Ama gel gelelim ki sadece ve sadece yalanlar üzerinde 12 klasör bir sayfa düzenlendi. Bu 12 klasör, 19 klasör oldu. 19 klasör sayfa, Yargıtay savcılığında 19 günde dokunup, karar verilip onaylandı. Akıl var ve mantık var. Bugün 19 klasör 19 günde nasıl bitiyor. Biz gerçek bir yargılama istiyoruz. Kayırma istemiyoruz. Bizim bugün buraya toplanmamızın tek sebebi adalet istiyoruz. Bizi aklamayın. Ne bildiysek onu söyledik. Bu kadar art niyet olur mu? Toplum nezaretinde Güran ailesini yok ettiniz. Eğer Güran ailesi yapmışsa yok olsun. Yedi kat yerin dibine girsin. Yapmadıysa bunun vebalini kim verecek? Bugün o annenin cezaevindeki vebalini kim verecek? O amcanın, o abisinin vebalini kim verecek? Ama nedir? Biz çabuk unutuyoruz. Yarın öbür gün herkes unutacak, herkes gidecek. Ve biz unutmayacağız, mücadele edeceğiz. Ölene kadar mücadele edeceğiz. Bugün son çıkan kamerada hiçbir ajans bunu yayınlamadı. Birkaç tane hariç. Sebep nedir? Eğer o kamerada bugün Narin Güran, tepeye çıksaydı 24 saat ajanslar bu köyden çıkmazdı. 24 saat canlı yayın bu köyde yaparlardı. Ama gel gelelim ki kızımın tepeye çıkmadığı bir kamera çıktı. Hiçbir ajans gündemine bile kalmadı. Niye? 5 ay önce, 6 ay önce yaptıkları art niyet yayınlar yüzünden yapılmadı. Elinizi vicdanınıza bırakın. Toplum içinde bir aileyi yok ediyorsunuz. Bir kültürü yok ediyorsunuz. Ve bütün basın mensuplarından rica ediyorum. Şu an kamerada kızımın ilk göründüğü yer ve o vahşinin kızımın önünü kestiği yer hepsi tespitlidir. Bellidir. Kamerada var. Sadece tek tarafa bakmayın. Zulme alkış çalmayın” diye konuştu.

‘BUYURUN KÖYE GELİN SENARYOYA UYUYORSA SAYGI DUYACAĞIZ’

Narin’in ağabeyi Baran Güran, 21 ağustosun kendisi için dünyadaki en kötü tarih olduğunu belirterek, “Uğradığımız bazı hukuksuzluk var. Aslında en çok yargılanması gereken kişiler bu dosyayı yöneten kişiler. Çünkü gizlilik kararına aykırı davranmışlar ve dosyanın içinde olmayan bilgileri maalesef kötü niyetle dışarıya sızdırma vardı. Bugün Yargıtay savcısında 19 klasör var ve savcımız bunu 19 günde okuduğunu söylüyor ve bir karar verdiğini söylüyor. İşte ben bundan bahsediyorum. Hızlı bir yargılamaya maruz kalıyoruz. Hiçbir delil ve tespitler, aslında delil tespit de değil. Çünkü iddia ettikleri bütün deliller somut, güvenlik kameralarıyla hata paylarını çıkardığımız halde maalesef ilk günden beri bir algı yapıldığı için bu konuda kimse söz hakkı vermedi bize. Şimdi benim kardeşimin en son gözüktüğü yer zaten burası. (Yer göstererek anlatıyor) 15:11:09. Bunu da şuradaki okul kamerasından zaten anlaşılıyor. Bundan sonrasını kimse bilmiyor. Ama burada Diyarbakır 8’inci Ağır Mahkemesi bir karar verdi. Burada kimsenin inkar edemeyeceği 29 dakikalık bir zaman var. Bu güvenlik kameralarına göre. Bunun 6 dakikası yol mesafesi dediğimizde sadece 23 dakika kalıyor. Bugün buradan benim evim gözükmediği halde mahkemenin esas aldığı Uluslararası Kriminal 50 saniyede burada Narin'in ahıra gittiğini söylüyor ve bu esas alınıp karar verildi. Bunları biz güvenlik kameralarıyla tespit ettik. Ama bu konuda kimse maalesef ses olmuyor. Kimse bu hataları söylemiyor. Burada şu an bir kişi buradan koşarak bile benim evime giderse 3 dakikanın aşağısına gidemez. Ama uluslararası kriminal, 50 saniyede Narin'in yukarı gittiğini söylüyor. Ve bu esas alınıp bir karar verildi. Burada her şeyden önce keşif neden yapılmadı? Narin, hepimizin yüreğini sızlattı. Burada bizim Narin'e bir hakikat borcumuz var. Her şeyinin en ayrıntısına kadar incelenmesi lazım. Hızlı bir yargılama olmaz. Bu ülkede üniversiteler var, bilirkişiler var. Neden bunlara başvurulmuyor? Neden onlara gidilmiyor? Bir de 23 dakikalık bir zamanda ben buradan bütün kamuoyuna sesleniyorum. Bütün devlet yetkililerine sesleniyorum. Eğer 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin kurduğu senaryo 23 dakika tutuyorsa gelin ben bu kararı kabul edeceğim. Bu kadar açık konuşuyorum ve bütün kamuoyunu köye davet ediyorum. Hızlı bir yargılamaya maruz kalarak aile yok edildi. Buradan bütün devlet yetkililerine sesleniyorum. Bir yaralı ağabey olarak. Ben 22 yaşındayım. 2 aydır, 3 aydır Ankara-İstanbul sokaklarında gidip geliyorum. Biri beni dinlesin diye ama yapılan algılardan dolayı bir iki kişiden başka kimse dinlemedi beni. Ben herkesi köye davet ediyorum. Narin için en büyük borcumuz hakikattir ve adalettir. Buyurun gelin, bu senaryoya uyuyorsa biz size saygı duyacağız” şeklinde konuştu.

 

 

 

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız