
Avukat Nazlı Matur, “Rojda, 50 santimetrelik bir iple boğularak öldürülmüş ve sonrasında dere yatağına gömülmüştür” dedi.

CİNAYETİ, FOTOĞRAFI GÖRÜNCE İTİRAF ETTİ
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Diyarbakır 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. İddianamede, tutuklu 3 sanık hakkında 'İştirak halinde kadına karşı kasten öldürme' suçundan dava açıldı. İddianamede, Rojda Yakışıklı'nın olay günü öğle saatlerinden itibaren kayıp olduğunun ağabeyi tarafından kolluğa bildirildiği belirtildi. Kolluk ekiplerinin Yakışıklı'nın yaşadığı eve giderek bilgi sahibi sıfatıyla aile bireylerinin ifadelerine başvurduğu, alınan ilk beyanlarda Rojda'nın, Okay Gür tarafından götürüldüğünün anlatıldığı kaydedildi. İddianamede yer alan yakalama tutanağına göre de Okay Gür, gözaltına alındığında ilk olarak suçlamaları kabul etmedi. Kendisine eşini neden öldürdüğü sorulduğunda, ‘Eşimi ben öldürmedim, eşim kayıptı; buldunuz mu?' dediği, daha sonra cesedin bulunduğu bölgeye ait fotoğrafın gösterilmesi üzerine cinayeti itiraf ettiği belirtildi.
DAVANIN İLK DURUŞMASI GÖRÜLDÜ
Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanıklar SEGBİS ile katılırken, müştekiler ve avukatları katıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü avukatının davaya katılım talebi kabul edilirken, Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin davaya katılım talebi ise müştekilerin kendilerini avukatla temsil ettikleri gerekçesiyle reddedildi. Savunmaların ardından Mahkeme Heyeti, dosyada tutuklu olarak yargılanan Okay Gür, Ömer Dorğun ile Barış Dorğun’un tutukluluk hallerinin devamına ve bir sonraki celsede dinlenmesi için bazı tanıkların zorla getirilmesine karar vererek duruşmayı 7 Aralık tarihine erteledi.

‘TAHLİYESİNDEN 1 GÜN SONRA CİNAYETİ İŞLEMİŞ’
Duruşmanın ardından yazılı açıklamada bulunan Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi Yürütme Kurulu üyesi avukat Nazlı Matur, sanık Oktay Gür’ün tahliyesinden 1 gün sonra cinayeti işlediğini söyleyerek, şöyle konuştu; “Rojda Yakışıklı, 27 Aralık 2025 tarihinde Diyarbakır'ın Sur ilçesinde, uyuşturucu ticareti suçundan tutuklu bulunduğu cezaevinden 11’inci Yargı Paketi kapsamında tahliye edilen dini nikahlı eşi Okay Gür tarafından, tahliyesinden yalnızca 1 gün sonra vahşice katledilen üç çocuk annesi genç bir kadındı. Fail, yaklaşık 4 yıl önce ‘uyuşturucu imal ve ticareti’ suçundan tutuklanarak cezaevine girmiş ve 4 yıldır cezaevinde bulunuyordu. Rojda failin tahliye edileceğini öğrendiğinde ciddi bir can güvenliği endişesi yaşamaya başladı. Bu nedenle kolluk kuvvetlerini arayarak ihbarda bulundu ve korunma talebinde bulundu. İhbardan yalnızca iki gün sonra, 27 Aralık 2025’te fail Okay Gür, eve gelir gelmez Rojda ile tartışmaya başlamış ve telefonuna el koymuştur. Telefonu incelerken Rojda'nın pantolon giydiği fotoğrafları gören fail, 'Nasıl olur da pantolon giyersin?' diyerek tartışmayı sürdürmüştür. Ardından Rojda'ya konuşmak istediğini söyleyerek onu evin garaj olarak kullanılan bölümüne götürmüştür. Failin kendi anlatımına göre, tartışmanın ardından Rojda garaj olarak kullanılan bölüme götürülmüş, burada yaklaşık 50 santimetrelik bir iple boğularak öldürülmüş ve sonrasında ikametgaha yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki dere yatağına gömülmüştür.”
