
Medikal sektör temsilcileri tarafından yapılan ortak açıklamada, üniversite hastanelerinin içinde bulunduğu mali darboğazın her geçen gün derinleştiği ifade edildi. Hastanelerle yapılan yıllık global bütçe anlaşmalarının; artan enflasyon, döviz kuru baskısı ve ithalata dayalı ürün maliyetleri karşısında yetersiz kaldığı vurgulandı.
Açıklamada, tedarikçi firmaların 1 yılı aşan vadelerle ödeme almak zorunda kaldığı belirtilerek, “Kamu sağlık hizmetinin kesintisiz devam edebilmesi için firmalar kendi öz kaynaklarını tüketmekte, nakit akışını sürdürebilmek adına yüksek faiz oranlarıyla kredi kullanmaya mecbur bırakılmaktadır” denildi.
Sektörde faaliyet gösteren birçok firmanın iflasın eşiğine geldiği, ihalelere katılımın giderek azaldığı ve bazı kritik ürün gruplarında arz sürekliliği riskinin ortaya çıktığı kaydedilen açıklamada, tedarik zincirinde yaşanacak olası bir kırılmanın doğrudan hasta hizmetlerine yansıyacağı uyarısında bulunuldu.
Süreçte düzenleyici ve uygulayıcı rolü bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu, Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu’na çağrıda bulunan sektör temsilcileri, üniversite hastanelerinin ödeme takvimlerinin yeniden yapılandırılması, global bütçe modelinin güncel ekonomik koşullara göre revize edilmesi ve birikmiş alacaklara yönelik acil finansal çözüm mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini belirtti.
Açıklamada, “Sağlık sistemi ancak güçlü bir tedarik yapısı ile ayakta kalabilir. Tedarikçi ayakta kalamazsa sağlık hizmeti sürdürülemez” ifadelerine yer verildi.
