
Genel Başkan Arıkan, bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin hem iç hem dış politikada çok sayıda sorunla karşı karşıya olduğunu belirten Arıkan, mevcut sorunların çözümü için öncelikle adaletin tesis edilmesi gerektiğini söyledi.
“Öncelikle adaleti herkes için inşa etmek gerekiyor” diyen Arıkan, “Adaletin özgürleştirilmesi, liyakatin esas alınması ve ekonomik krizin aşılması temel önceliklerimizdir. Ancak bütün bunların yolu adaletin tam anlamıyla uygulanmasından geçiyor” ifadelerini kullandı.
“YÜZYILLIK SORUNDA YANLIŞ TEŞHİS, YANLIŞ TEDAVİ ÜRETİR”
Kürt meselesinin yaklaşık 100 yıllık bir sorun olduğuna işaret eden Arıkan, “Bu mesele güvenlik başlığı altında ele alındığı için çözülemedi. Talepleri bastırmak yerine dinlemek ve anlamaya çalışmak gerekir. Çoğunluğun sahip olduğu hak neyse azınlığın da aynı haklara sahip olması gerekir. Irkçılığın her türlüsüne karşıyız” dedi.
Arıkan, çözümün konjonktürel değil, kalıcı ve ilkeli bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirterek, “Türkiye, İran, Irak ve Suriye masaya oturup sorunlarını kendisi çözebilmelidir. Batılı güçlerin bu mesele üzerinden bölgede etkili olma çabası doğru değildir” diye konuştu.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE DEĞİL, YAŞANABİLİR TÜRKİYE”
Kamuoyunda tartışılan “Terörsüz Türkiye” başlığına da değinen Arıkan, “Meseleyi sadece terör başlığıyla sınırlamak doğru değil. ‘Yaşanabilir Türkiye’ perspektifiyle tüm hak ihlallerinin konuşulduğu geniş kapsamlı bir mutabakat zemini oluşturulmalıdır” ifadelerini kullandı.
Temel insan haklarının yaşama hakkı, mülkiyet hakkı, inanç özgürlüğü ve ifade özgürlüğü gibi başlıklarda güvence altına alınması gerektiğini belirten Arıkan, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının eksiksiz uygulanmasının önemine vurgu yaptı.
“HERKESİN ANADİLİNİ ÖĞRENME HÜRRİYETİ OLMALI”
Anadilde eğitime ilişkin değerlendirmede bulunan Arıkan, “Herkesin anadilini öğrenme hürriyetine kavuşması gerekir. Türkiye’nin resmi dili Türkçedir, buna itiraz yoktur. Ancak Kürtçenin ve diğer dillerin öğrenilmesine imkân tanıyacak mekanizmalar kurulmalıdır” dedi.
“İKTİDAR ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI”
Meclis’te yürütülen komisyon çalışmalarına ilişkin de konuşan Arıkan, sürecin daha şeffaf ve kapsamlı yürütülmesi gerektiğini belirtti. Arıkan, “İktidar elini taşın altına koymazsa bu iş olmaz. Kanun yapma yetkisi iktidardadır. Eğer bir bedel ödenecekse bunu iktidar göğüslemelidir” dedi.
Devlet Bahçeli’nin sürece ilişkin çıkışlarını “inisiyatif” olarak nitelendiren Arıkan, ancak bunun eksik kaldığını ifade etti.
“86 MİLYONUN UMUT HAKKINI ÖNCELEMELİYİZ”
Abdullah Öcalan’a “umut hakkı” tartışmalarına da değinen Arıkan, “Meseleyi tek bir kişi üzerinden ele almak doğru değildir. 86 milyonun umut hakkını öncelemeliyiz. Terörün sona erdiği, herkesin huzur içinde yaşayabildiği bir Türkiye’yi inşa etmek asıl hedeftir” dedi.
“IRKÇILIK TEHLİKEDİR”
Türkiye’de yükselen ırkçı söylemlerin tehlikeli olduğuna dikkat çeken Arıkan, “Bizim inancımızda Türk’ün Kürt’e, Kürt’ün Türk’e üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvadadır” ifadelerini kullandı.
Dış politikada da “şahsiyetli duruş” vurgusu yapan Arıkan, Suriye’de toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini belirterek, bölgesel sorunların bölge ülkeleri tarafından çözülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
