
Raporda, platformun algoritmasının kısa süre içinde ergen kullanıcıları intihar eğilimi taşıyan videolara maruz bıraktığı, sistemin ise hâlâ güvenli hale getirilmediği belirtildi.
“SADECE ÜÇ SAATTE İNTİHAR İÇERİKLERİYLE DOLUYOR”
Uluslararası Af Örgütü Çocukların ve Gençlerin Dijital Hakları Araştırmacısı Lisa Dittmer, yapılan teknik incelemelerin endişe verici olduğunu belirterek, “TikTok’un ‘Sizin İçin’ akışında geçirilen yalnızca üç-dört saat içinde, genç kullanıcılar intiharı romantikleştiren ve yöntemlerini anlatan videolara maruz kaldı” dedi.
Fransa’da yürütülen deneylerde, 13 yaşındaki üç deneme hesabı ile yapılan testlerde, hesapların sadece 45 dakika içinde intihar eğilimli içeriklerle karşılaştığı kaydedildi. Araştırmada, TikTok’un algoritmasının üzücü veya depresif videolar izlendiğinde bu tür içerikleri iki kattan fazla artırdığı tespit edildi.
“ÇOCUKLARIMIZ İNSAN DEĞİL, ÜRÜN GİBİ GÖRÜLÜYOR”
Raporda yer alan tanıklıklardan biri, üç yıl boyunca kendine zarar verme düşüncesiyle mücadele eden 18 yaşındaki Maëlle’e ait. Maëlle, “Vücutlarını kesen ya da hangi ilacın alınması gerektiğini anlatan insanları görmek sizi de etkiliyor” sözleriyle yaşadığı travmayı anlattı. 2021’de hayatına son veren 15 yaşındaki Marie Le Tiec’in annesi Stéphanie Mistre ise, “Bu platformlar çocuklarımızı insan olmaktan ziyade birer ürün gibi görüyor. Onları algoritmalarla bağımlı hale getiriyorlar” dedi.
DUDAK KREMİNDEN İNTİHAR TELKİNİNE UZANAN TEHLİKE
Raporda ayrıca, “dudak kremi meydan okuması” adı verilen ve masum bir oyun gibi başlayan bir trendin, gençleri intihara yönlendiren bir akıma dönüştüğü ortaya kondu. Kullanıcılara, her üzgün hissettiklerinde dudak kremi sıkmaları ve krem bittiğinde kendilerine zarar vermeleri yönünde mesajlar veren videoların platformda yayıldığı belirtildi.
“TİKTOK, İNSAN HAKLARINA SAYGI YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ İHLAL EDİYOR”
Uluslararası Af Örgütü, TikTok’un BM İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri ile Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini vurguladı. Kuruluş, araştırma sonuçlarını TikTok ile paylaştığını ancak şirketten herhangi bir yanıt alamadığını bildirdi.
Uluslararası Af Örgütü Fransa Şubesi Savunuculuk Sorumlusu Katia Roux, Avrupa Komisyonu’na çağrıda bulunarak, “TikTok’un DSA ihlallerine ilişkin yeni kanıtlar dikkate alınmalı. Gençler için güvenli hale getirilmesi amacıyla bağlayıcı ve etkili tedbirler alınmalıdır” dedi.
