
Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu temsilcileri, Kobanê’ye yönelik başlatılan yardım kampanyasına ilişkin Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi’nde açıklama yaptı. Açıklamaya Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Serra Bucak ve Doğan Hatun’un yanı sıra ilçe belediye eşbaşkanları ile sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.
Platform Sözcüsü Yıldız Ok Orak tarafından okunan açıklamada, son haftalarda yaşanan yoğun göç dalgası nedeniyle Kobanê’nin nüfusunun hızla artarak 500 bine yaklaştığı belirtildi. Mevcut altyapının bu yükü taşıyamaz hale geldiği vurgulanan açıklamada, barınma, beslenme, temiz su ve sağlık hizmetlerine erişimde ciddi bir kriz yaşandığı ifade edildi.
GÖÇÜN NEDENİ: SALDIRILAR
Açıklamada, kitlesel göçün temel nedeninin Şam’daki geçici hükümet güçlerinin özellikle Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelere yönelik saldırıları olduğu belirtildi. Sivil yerleşim alanlarının hedef alınmasının yaşamı sürdürülemez hale getirdiği, yüz binlerce insanın bu nedenle Kobanê’ye sığınmak zorunda kaldığı kaydedildi.

UNHCR: 100 BİNDEN FAZLA KİŞİ YERİNDEN EDİLDİ
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) verilerine de yer verilen açıklamada, Suriye’de son üç haftada 100 binden fazla insanın yerinden edildiği aktarıldı. Güvenlik durumu, kontrol noktaları ve askeri yoğunluğun insani yardımların bölgeye ulaşmasını büyük ölçüde zorlaştırdığına dikkat çekildi.
‘ULUSLARARASI YARDIMLAR YETERSİZ KALDI’
Uluslararası insani yardım mekanizmaları tarafından gönderilen yardımların, krizin büyüklüğü karşısında yetersiz kaldığı belirtilen açıklamada, Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın kapalı tutulmasının Kobanê’de yaşanan insani krizi daha da derinleştirdiği vurgulandı. Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri tarafından önerilen Kilis–Çobanbey güzergâhının ise hem güvenlik riski taşıdığı hem de Kobanê’ye uzaklığı nedeniyle etkili bir çözüm olmadığı ifade edildi.
Son günlerde basına yansıyan ve Türkiye tarafından gönderildiği belirtilen 13 tır yardımın, yüz binlerce insanın temel yaşam ihtiyaçları karşısında son derece yetersiz olduğu dile getirildi.
Kobanê halkının en acil ihtiyaçlarının su, gıda, battaniye, yatak, hijyen malzemeleri ve barınma ekipmanları olduğu belirtildi.
YARDIM TIRLARI SEVKİYATA HAZIR
Açıklamada, temel insani ihtiyaçlardan oluşan yardım tırlarının sevkiyata hazır şekilde bölgede bekletildiği vurgulanarak, gerekli izinlerin sağlanması halinde yardımların derhal Kobanê halkına ulaştırılabileceği ifade edildi.
PLATFORMUN TALEPLERİ
Platform tarafından yapılan çağrıda şu talepler sıralandı:
Mürşitpınar Sınır Kapısı derhal insani yardıma açılmalıdır.
Sivil toplum kuruluşlarının ve dayanışma ağlarının Kobanê’ye doğrudan yardım ulaştırmasına izin verilmelidir.
AFAD başta olmak üzere tüm ilgili kamu kurumları bölgeye doğrudan yardım göndermeli, bu süreç sivil toplumla tam iş birliği içinde yürütülmelidir.
Yardım süreçleri siyasi hesaplardan arındırılmalı, şeffaf ve denetlenebilir olmalıdır.
‘İNSANİ YARDIM BİR TERCİH DEĞİL, SORUMLULUKTUR’
Açıklamada, insani yardımın bir tercih değil; hukuki, vicdani ve insani bir sorumluluk olduğu vurgulandı. Sınırın birkaç kilometre ötesinde yaşanan felakete sessiz kalmanın büyüyen bir insanlık dramına ortak olmak anlamına geldiği ifade edildi. Yetkililer, Kobanê için kesintisiz bir insani yardım koridoru oluşturulması konusunda acilen sorumluluk almaya davet edildi.
ACİL YARDIM KAMPANYASI BAŞLATILDI
Platform, Kobanê Acil İnsani Yardım Kampanyası’nın bugün itibarıyla başlatıldığını duyurdu. Kampanyaya ilişkin tüm detaylar, ihtiyaç listeleri ve dayanışma çağrılarının kamuoyuyla şeffaf biçimde ve aşamalı olarak paylaşılacağı belirtildi.
‘PLATFORM İLE ÇALIŞMA YÜRÜTECEĞİZ’
Açıklamada konuşan Eşbaşkan Serra Bucak ise Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu’nun yaptığı çağrıyı DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, büyükşehir belediyesi, ilçe belediyeleri ve GABB olarak desteklediklerini belirterek, bu kampanyanın platformla birlikte sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için tüm imkânları seferber edeceklerini söyledi. Eşbaşkan Bucak, dayanışma ve destek çerçevesinde platformla ortak bir çalışma yürüteceklerini ifade etti.
‘SAVAŞ HALKLAR İÇİN TEHDİT OLUŞTURUYOR’
Bu acılı coğrafyada yaklaşık 10 yılda bir benzer süreçlerin tekrarlandığına dikkat çeken Eşbaşkan Bucak, “Bundan yaklaşık 10 yıl önce yine bu sınır kapılarında insani desteği, dayanışmayı götürmek için çabalayan bir kent, bir halk gerçeği vardı. Bugün de halkımızın bu konuda duyarlı olduğunu biliyoruz ve bu duyarlılığı sürdüreceklerinden hiçbir şüphemiz yok. Ancak biz buradan bir dayanışma çağrısı yaparken, öncelikle bu savaşın bitmesi çağrısını yapıyoruz. Çünkü savaş ve tekrar eden savaş süreçleri ne yazık ki halklar, kadınlar ve çocuklar için bir ölüm ve tehdit oluşturuyor. 6 Ocak’tan bu yana Halep’te başlayan ve halkımızın göçüyle devam eden yoğun bir çatışma söz konusu. Bu çatışmanın çoklu aktörleri olduğunu görüyoruz. Bu karmaşık sürecin tam ortasında ise bir halk bulunuyor” diye konuştu.
‘SINIR KAPISI AÇILSIN’
Kürtlerin diğer halklarla birlikte 10 yılı aşkın süredir sürdürdüğü fiili özerkliği hatırlatan Eşbaşkan Bucak, şöyle devam etti: “Buradan öncelikli çağrımız Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılmasıdır. Bu kapının açılması hem Türkiye Cumhuriyeti hükümeti açısından hem bizler açısından hem de yerellerdeki dinamiklerimiz açısından en sağlıklı adım olacaktır. Bu çağrıyı yaparken aynı zamanda bu savaşın son bulmasını istiyoruz. Bunun gerçek anlamda bir ateşkes olup olmadığına dair hem kamuoyunun hem uluslararası toplumun hem de Kürt toplumunun ciddi şüpheleri bulunmaktadır. Ateşkes ilan edilirken, arka planda farklı planların devreye sokulduğunu geçmiş deneyimlerden biliyoruz.”
‘HALKIMIZ KAMPANYAYA SAHİP ÇIKACAK’
Suriye’de tüm halkların bir arada yaşayabileceği bir coğrafyanın mümkün olduğunu vurgulayan Eşbaşkan Bucak, şunları söyledi: “Savaşsız, sömürüsüz ve şiddetsiz bir coğrafya mümkündür. Bugün başlatacağımız bu kampanyaya halkımızın büyük bir dayanışmayla sahip çıkacağını biliyoruz. Kampanya önemlidir ancak asıl hedef, bu savaşın müzakereyle son bulması ve halkların lehine bir barışın kurulmasıdır. Komşularımızla, akrabalarımızla ve diğer halklarla Ortadoğu coğrafyasında barışçıl bir yaşamın mümkün olduğunu buradan bir kez daha ifade ediyoruz.”
‘AYRINTILARI KAMUOYU İLE PAYLAŞACAĞIZ’
Kampanya hazırlıklarının tamamlandığını belirten Eşbaşkan Bucak, “Yarından itibaren irtibat ve lokasyon bilgilerini kamuoyuyla paylaşacağız. Kent Koruma Platformu bu çalışmanın öncülüğünü ve sekretaryasını yürütecek. Büyükşehir Belediyemiz, ilçe belediyelerimiz ve GABB olarak bu süreci doğrudan örgütleyen, destekleyen ve dayanışmayı büyüten bir çalışma ortaya koyacağız. Son olarak şunu vurgulamak isterim ki Mürşitpınar açılması gereken bir kapıdır. Suruç ilçemizin hemen yanı başında yer alan bu kapının açılması, insani yardımların hızlı ve doğrudan ulaştırılması açısından hayati önemdedir. Türkiye’de iktidarıyla muhalefetiyle herkes bu savaşın karşısında durmalı; Kürt halkının ve çatışmalardan etkilenen tüm halkların yanında olmalıdır” dedi.
Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılmasının insani yardımlar için somut ve acil bir adım olduğunu yineleyen Eşbaşkan Bucak, savaşın son bulmasının en temel ve nihai çağrıları olduğunu vurguladı.
